Seni sevmiyorum, çok

Öncelikle, şu sahneleri bir gözünüzde canlandırın.

  • Yemeğe davet edilmişsiniz, çorbanın, salatanın tadına bakıyorsunuz, beğeniyorsunuz. Gülümseyerek teyzenize “Yemek güzel olmuş,” diyorsunuz. Ama bir sıkıntı var. Teyzeniz minik bir hayal kırıklığına uğramış olabilir mi?
  • İş arkadaşınız kıyafetine özenmiş o gün, sizin de hoşunuza gitti. “Üstündeki yakışmış,” diyorsunuz. Arkadaşınız bozuldu mu ne?
  • Sevgilinizle buluşmuşsunuz, güzel görünüyor. “Bugün güzelsin,” diyorsunuz, küsüyor.
  • Vesaire

Sosyolog ya da dilbilimci değilim. Olsaydım da bu işin içinden kolayla çıkabilir miydim, şüpheli. Ama Türkçe konuşan biri olarak beni uzun zamandır düşündüren bir konu var: “Çok” kelimesi. Toplumca nerede, nasıl bir tepkimeden geçtik, kafamıza nasıl bir yıldırım yedik bilemiyorum ama kelimelerin anlamlarını büyük bir hızla yitirdiğimizi görüyorum. Bunun mahiyetine o kadar şaşırmaktayım ki, üzülme aşamasına yeni yeni geçtim.

Ağzımdan “çok” kelimesinin hemen her çıkışında irkilip düşünüyorum. Niçin söyledim? Sadece fiil ya da sıfat neden yeterli gelmiyor? İlle de kullanmam gereken bir durum mu? Samimiyetimle ile ilgili bir sorun mu var?

“Hafta sonu eğlendik” değil, “hafta sonu çok eğlendik”. “Tanıştığımıza memnun oldum” değil, “Tanıştığımıza çok memnun oldum”. “Mektubunuz beni sevindirdi” değil, “Mektubunuz beni çok sevindirdi”. Bir vakit sonra sanırsınız ki LCD etkisinde hayatlar yaşanıyor, azı kurtarmıyor.

Duygularımızı, düşüncelerimizi olduğundan daha coşkun aktarmaya çalışırken kelimelerin anlamlarını azımsadığımız ve yitirdiğimiz gerçek. Bu anlam kaybının kapalı toplum olmayla, başkaları için yaşamayla, hatır gönül kırmamaya çalışmakla; ve tüm bunların da kaçınılmaz olarak samimiyetsizlikle olan ilişkilerini seziyorum, hem de kuvvetle.

Süper var, acayip var, inanılmaz var, olağanüstü var… Bu kelimelerin anlamlarını düşünüce ağzımıza sürmememiz gerektiğini düşünüyorum, ama öyle olmuyor, dolu dizgin gidiyoruz.

Çok da uzak olmayan bir yerde tıkanacağımızı görüyorum. Ya umut ettiğimden öyle sanıyorum ya da ben tıkandım, siz de gelin diyorum. “Çok”un ve mesai arkadaşlarının da aşınmaları, anlamlarını yitirmesi yakındır ve biz yakında onları cümlelerden çıkarıp fiillerin ve sıfatların aç kulağımızı doyurmaya yettiği günlere döneceğiz. Di mi?

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s